PAYLAŞ

23.03.1997 tarihinde Elbistan‘da doğdum. İlkokul ortaokul ve liseyi Elbistan’da okudum.
Şuan Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü 1. Sınıf öğrencisiyim. Müzikle tanışmam çok küçük yaşlara kadar dayanıyor. Ben o zamanları pek bilmesem de öyle anlatıyor babam. Babam çocukken bağlama çalmayı çok istiyormuş fakat küçük yaşta büyük sorumluluklar üstlenince bir türlü fırsat bulamamış. Her ne olursa olsun bu içindeki müzik sevdasına engel olmamış, bu sevdasını ben doğduğum andan itibaren bana da aşılamış. Babam sayesinde nerede bir bağlama sesi duysam oraya yönelir olmuşum. Ilk Cem erkânına girdiğim zamanı hayal meyal hatırlıyorum. Çok küçüktüm. Gücükte babamın dayısı Mamo Dede‘nin (Mamo Geyik) evinde bir gece ben babamın yanında oturdum. Mamo Dede‘yi dikkatle izliyorum saz çalıyor deyişler okuyor. Mamo Dede’nin de katkısı çoktur bana. Velhasılıkelam babam ben 6
yaşındayken bir bağlama alıp, beni kursa yolladı. 1 ay dayanabildim kursa fazla gitmedim. Sonrasında kendim uğraşarak öğrenmeye çalıştım. Bu süreç içerisinde Cengiz Abi (Cengiz Demir), Emre Abi (Emre Güney) çok yardımcı oldular bana sağ olsunlar. Bir süre sonra Mamo Dede’nin çalış tekniği çok dikkatimi çekmişti ve Mamo Dede‘yi izleyerek kendimi geliştirmeye başladım. Sonra iki telli curra ile tanışınca da yolum Ali Abi, (Ali Yıldız) ile kesişti. Beraber çalıştık, oturduk, çaldık, söyledik…Bir süre Elbistan‘a gittiğimde ararım Ali Abi dükkana gel biraz Hasbihâl edelim demeyi adet edindim. Sağ olsun ikiletmez iki curasını kaptığı gibi soluğu bizim dükkanda alır… Yeni bir saz aldığında gelir bana gösterir beraber çalarız. Birbirimizden çok şey öğreniyoruz sağ olsun onun da emeği çok üzerimde.
Iki telli curayı tanımama da Ankara’da yaşayan aslen Nevşehir Hacıbektaş’lı Umut Özkan Abim vesile oldu. Çok oldu Umut Abimle de tanışalı ve tanıştığımız günden beri o da her türlü bana destek oluyor. Liseyi bitirdikten sonra konservatuvara hazırlanmak için Ankara‘ya dayımın yanına yerleştim ve orada bir yandan dershaneye gittim bir yandan da Umut Abim ile dersler, çalışmalar yaptık. 3 ay çalıştım daha zamanım vardı hazırlanmak için ama 2016‘nın Ocak ayında tekrar Elbistan‘a dönmek zorunda kaldım. Babam bir rahatsızlık geçirdi ve o yıl Haziran ayına kadar çalışmaya da ara vermek zorunda kaldım. Haziran’da tekrar çalışmaya başlayıp, Ağustos ayında Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı’nın sınavlarına girmek için İzmir‘e gittim. Bir ay süren çalışma sonrası sınava girdim ve yedek listedeydim heyecanım yüzünden…
Izmir olmayınca zaten kazanmış olduğum Isparta’ya bir yılım daha boş geçmesin düşüncesi ile geldim ama hala günlük en az 3-4 saat bağlama çalıyorum ve kendimi geliştirmeye çalışıyorum bu sene değil ama bir gün tekrar deneyeceğim şansımı.


 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here