PAYLAŞ

”1985 yılında Malatya Akçadağ Garran (İkinciler) köyünde dünyaya geldim. Köyde radyo ve televizyon çok yaygın değildi. Yedi sekiz yaşlarında, babamın kaval sesi ile müziğe ilgim başladı. Özellikle kış aylarında, elektrik çok sık giderdi. Aylarca gelmediğini bilirim. Babam çobandı. Hanemizde koyunlarımız vardı ve  tabi koyun olunca ‘bîllûr’ sesi olmadan olmazdı. Akşam saatlerinde sobanın etrafına toplaşırdık. Babamın kaval sesini dinler öyle yatardık. Gün geçtikçe kavalın sesi ve başkaca duyduğum müzikal sesler, kulağıma daha hoş geliyor ve babam evde olmadığı zamanlarda, en azından iki yüz yıllık olduğu düşünülen, eski tunç kavalını alıp üflemeye çalışırdım. Ufacık bir ses çıkarabilmek bile çok hoşuma giderdi. Bir gün babamın amcası Ali̇beğ, İstanbul’dan köye geldi. Gözleri görmüyordu. Pala bıyıklı etkileyici bir bir insandı. Sürekli saz çalıp deyişler okuyordu. Burada saza ilgim daha çok arttı. Ben de bu sırada duyduklarımı tekrar tekrar söylüyordum, ezberlemekle meşguldüm sözleri. Kılamlara ilgim arttı. Sazım olsa da ben de böyle çalıp söylesem derdim. Tabi saz herkeste yoktu. Gördüğüm, denk geldiğim yerlerde elime alıp uğraşırdım. Fakat bir yol gösteren eğitmen olmadan zordu çalabilmek. Tabi bu esnada kılamlar söylemeye devam ediyordum ve herkesin hoşuna gitmesi beni umutlandırıyor, cesaret veriyordu. Okulda, toplantılarda, düğünlerde sazı başkası çalar, ben de türküler söylerdim. Garran‘da iki yıl okula gittim. Daha sonra Bakıran (Bekiruşağı) köyüne yerleştik. Orada okula devam ettim. Liseyi Kürecik Kepez Lisesinde okudum. Yirmili yaşlara kadar köyde kaldım. Köydeki kültür ile yoğruldum. İstanbul’a geldiğimde ise ilk işim bir saz almak oldu kendime ve Erenler Saz Evi’nde, Barış hocadan saz eğitimi almaya başladım. Saz eğitimini aldıktan sonra kendim çalıp söylemeye başladım. Özellikle kendi dilimde kılamları söylemek daha anlamlı geliyordu bana. Onun için, artık yazmam gerekli yani üretmem gerekir diye düşündüm ve Kürtçe kılamlar yazmaya başladım. İlk olarak ”dûne dûne zâlım dûne” , ardından ”Kûraciğê bist û çar dına, Arimazın sarê yâylâna, wara wara rınde wara, way lamınê way lamınê”,  ”Fidan Doğan’a ağıt” gibi kılamlar yazma çalıştım ve hala yazıyor, bu yolda ilerlemeye devam ediyorum.”

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here