PAYLAŞ

Asıl Adı Rıza Ağcadağ olan aşık, 01.01.1959 Afşin Oğlakkaya köyünde doğdu. Annesi Alıfgân (Elif), babası Camâli Partal ismiyle çevre köylerde iyi tanınan Cemal Ağcadağ’ın oğludur. Derviş Rıza ailede doğan 7 kardeşten, bir oğlan bir kızdan sonraki 3. çocuktur. Perişan Güzel‘in Perişan Ali’nin Vicdani‘nin nice aşıkın ozanın eren evliyanın yurdu bu dağlarda bir kartal yuvası gibidir Oğlakkayası; Acemi oğlakların çıkamayacakları kayalıkların, uçurumların, yarların ve geçit vermez  dağ arazilerini, derelerin, kar sularının yollarını izleyerek Kaşanlı Köylerinden, Haticepınardan geçip Koçovası‘nca varabileceğiniz bir dört dağ arasındadır. Buradan Gürüne, Sarıza iner yollar… Nice muhabbete tanıklık etmiş bu köylerdeki taş evlerden birinde doğan Derviş Rıza, Meçhuli, Perişan Ali gibi yakın köylüleri ile demde ve muhabbetlerdedir bazı bazı… İlkokulu köyde okuyan Derviş Rıza, bir süre Kadirli‘de bir mercimek fabrikasında işçi olarak çalıştı. 1975 yılında Antep‘e göç etti. Çevredeki tüm kabile ve aşiretlerden göç alan Antep‘te hamallıktan, arabacılığa bir çok işte yaşam mücadelesi vermiş ozan…
Aklımız büyük usta Perişan Güzel düşmekte; O da Maraş‘ta Antep‘te uzun yıllar atarabacılığı ve hamallık yapmıştı. Olası ki aynı semtte mahallede Maraştan Malatyadan çevre aşiretlerden gelenler gibi bir arada yaşıyorlardı o yıllarda. Malatya Akçadağ aşiretleriolan Şamîskân Düvencik (Güneşli (şamsikân) köyünden olan Emine Aydoğdu  ile evlenir.  5 evlatları olur. Bize bu çalışmamız vesilesiyle bizlere ulaşan oğlu Yunus Emre Agcadag ile birlikte Düztepe‘de bir kıraathane işletmekteler. Nurşani, Yorguni gibi aşıklarla dostluk ilişkisi devam eden sazbandımızın eserleri henüz bir kitapta toparlanmadı. Şiirleri zaman içerisinde Cem dergisi gibi yayımlarda yer alan sazbandımızın bir kaç şiirini ekleyerek devam ediyoruz yolculuğumuza.  Yunus can ile başladığımız bu yolculuğumuza, elbette zaman içerisinde ayrıntılar ekleyerek gayrete devam edeceğiz. Aşk ile …
************
”Kişi giymiş ise insanlık donun
Sanane ırkından dininden onun
Yeri birdir hak katında her canın
Bırak fitneliği yerici olma”

***************
Gönül

Dünyaya gelmedin boşu boşuna
Hakikat yolunu seç deli gönül
Varıp bir dergahtan ikrar şerbetin,
Bir mürşid elinden iç deli gönül

Hatırlamaz oldum hiç güldüğünü
İzah eder misin ne bulduğunu
Yaşama beyhude, kim olduğunu
Tanrı kendi özün, bil deli gönül

Dört kapı kırk makam ne imiş bildim
Gönülden kin ile kibiri sildim
Varlık ve oluşu özümde buldum
Sağ iken ölmeyi bil deli gönül

Derviş Rıza’m nazar kılma harama
Merhem diye biber ekme yarama
Sende Mevcut başka yerde arama
Her şeyi özünde bul deli gönül

/Derviş Rıza (Rıza Ağcadağ)
***********

Geldim

Hak dedim erişe bu cana medet
Şu hasta gönlüme dermana geldim
Nail olmak için çok çektim zahmet
Didarın görmeye divana geldim

Ol dergahtan elediler seçildim
Tohum idim yer yüzüne saçıldım
Hasat vakti ihlas ile biçildim
Derlenip toplanıp harmana geldim

Cem olup erenler sual sordular
Melamet ipiyle libas ördüler
Her türlü cefayı reva gördüler
Eyubun sabrıyla dayana geldim

Seyyah olup her iklimden aradım
Hakikate ermek idi muradım
Gark olup rahmede yunuldum kaldım
Arınıp pak oldum meydana geldim

Kötü sıfatları döktüm silkindim
Vücut kapısından içeri girdim
Bır nida erişti anda irkildim
Gaflet uykusundan uyana geldim

Terk edip benligi renklerden geçtim
Zulmet girdabından nura eriştim
Katreydim kapılıp sel ile coştum
Aştım engelleri ummana geldim

Bir zaman aşk ile arşa asıldım
Kandilde nur idim ziya süzüldüm
Ayrılık hasretin çektim üzüldüm
Kendi eksenimde pervane geldim

Kırdım kabuğumu kendimi aştım
Hiçlik aleminden potaya düştüm
Tutuşupta yandım küle dönüştüm
Savruldum aleme her cana geldim

Rast geldim bir şara gayet yeğ  idi
Kurulmuş panayır tüccar çok idi
Hepsi bendim benden başka yok idi
Keşf edip özümü imana geldim

Bir muamma iken vakf olup bildim
Açıldı perdeler ölmeden öldüm
O lehvi mahfuzun ilmini aldım
Talib olanlara ihsana geldim

Ey ettim cibrile turap diledim
Kardım hamurumu hallak eyledim
Dürrü gevherimi ondan gizledi
Adem sıfatıyla cihana geldim

Derviş Rıza‘m bire kattım özümü
Gayrısına çevirmedim yüzümü
Dilim Nesimi’nin aldı sözünü
Derim yüzdürtmeye fermana geldim

şiir: Derviş Rıza (Rıza Ağcadağ) Afşin / Oğlakkayası
***********

‘Seni alıp giden sel ile avun’ ; Derviş Rıza’nın oğlu Yunus Emre; alıp sazın eline seslendiriyor;…

1 YORUM

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here