PAYLAŞ

Asıl adı Lütfü Berktaş olan “Derviş Sufi“, 1 Nisan 1968 de Afşin Ağcaşar köyünde doğmuştur.
İlk çocukluk yıllarını ,babaannesi Parre Erbil‘in (Meluli babanın kız kardeşi ) yanında Kepez, Aģcaşar ve Kötüre köylerinde geçmiştir. Ilk okula Ağcaşar ve Ankara‘da başlamış olup, 8 yaşında Almanya‘da misafir işçi olarak çalışan Ailesinin yanına gelmiştir. Burada eğitimine devam etmiş ,ancak 14 yaşında ailesinin ani kararı ile Türkiye’ye kesin dönüş yaparak tekrar Ağcaşar’da yaşamaya başlamıştır. Köyde köy hayatı sürmüştür.

İlk gençlik yıllarını Muhabbet adamı olan babasına sıkça mihman olan bir çok güzel ve engin insana hizmet ederek geçirmiştir .
Yer yer dayısı Meluli babayı ziyaret etmiş .
Ve kendisinden çok etkilenmiştir .
Şiire de böylece başlamıştır .”Derviş Sufi” mahlası güzel dostlarının ona yer yer söylemleri sonucu oluşmuştur.
Daha sonra İskenderun, İzmir gibi illerde çalışmaya çalışmış, fakat siyasal ve ekonomik sebeplerden dolayı 19 yaşında tekrar Almanya’ya gelmiştir. Hala Almanya‘da yaşamaktadır.
Başta dayısı Meluli baba olmak üzere ,
İbreti Baba’dan, Aşık Yener Baba’dan, Mahzuni Baba’dan etkilenmiştir.

Şiirlerle, Deyişlerle ve Sazla 14 yaşında tanışmıştır.

Doğayı çok sevmektedir. Hayatının olmazsa olmazıdır. Kargaşa ve kaosun hiç bir anlamda hayatında yeri yoktur.

Sakinlik, duruluk, yalınlığı sevmektedir.

“Meluli” babanın yeğeni ,
Ve bölgede çok saygın olan Hüseyin dede Ve
Ali dedenin de torunudur.
Saza telli kuran, şiire türkülere meleklerin dili diye bakar. O nedenledir ki saz mutlaka evinin duvarında hep asılı durmuştur..
Mümkün olduğunca gönül kırmadan hayatını sürdürmektir dileği…

Aşk ile erenler diyor ve ‘Derviş Sufi‘nin güncel bir kaç şiirini buraya aktarmayı unutmuyoruz…

***************

Ey Erenler bu alemin,
Ne gülü ne Bülbülü kaldı .
Döküldü yaprağı sustu dili,
Ne leylası ne mecnunu kaldı.

Kin tohumları ekildi ,
Hakk sırra çekildi.
Davaya Para karıştı,
Ne pir ne mürşd kaldı.

Yandı tükendi asıl ocak,
Ne köy kaldı ne bucak.
Varıp müşkül danışacak,
Fitne fesat iblis kaldı.

Ey bu alemi yaratan,
Kurtar bizi yoktan var eden.
Doğru söz kalktı aradan,
Her yerde dedi kodu kaldı.

Sufi‘nin gönlü gamda,
Muhabbet arar canda.
Riya ile gezilen bu zamanda ,
Dostun kuru adı kaldı. / Derviş Sufi

******************

Vurdular….
Vurdular bendeki Seni ,
Kan sıçradı duvarlarına yüreğimin.
Şahidi yok, Kanıtı yok ölmelerin ……
Yıkıldı Şehir,yıkıldı Umut,
İçimde bir yerlerde,….
İçimde sessiz ve ıssız,
Yağmalanmış hayeller.
Bir gülüşünü asırlara miras kıldığım,
………”Sevdam ”
Faili meçhule eklenir sebebim.
Köşe başları kundaklanmış…
Bir kibrit alevi molotoflar
Bir Devrimin sevdası.
Dinmez gözlerindeki yağmur bilirim ,
Halini anlatmaya lal kelimelerin
Hangi dilde ağlasın çektiğin çileyi dillerin.
Yüreğimi geçmişe ilikleyip…..
Her Bahara tomurcuklandığım.
Vuru-ur Ayazıyla buz geceler , yanar goncalar.
Boş bakıyorsa gözlerin,….. Gözlerimiz..
Gözlerin gözlerime ta ezelden Zindan.

……derviş sufi…..
**************

Sorma bana kimsin diye,
Ne türküm ne Ermeni ,
Ne kürdüm ne süryani,
Misafirim bu mekãnda.

Nefes ile vücut buldum,
Adem-le kardeş oldum.
Türlü renklere boyandım,
Kaldım böyle bak köşede.

Seyr eyledim tüm canlıyı,
Suhâl ettim ben kendimi.
Gördüm cümlesi hak-mış,
Ben içinde insan türü.

Nefsimle harbe girdim,
Kibiri içimden sildim,
Sevgide sırra erdim,
Bir güzelde cana geldim.

Nedir bunca bu telaş,
Sanada kalmıyacak bir taş.
Solacaksın yavaş yavaş
Bükülecek bel, dökülecek saç.

Gel kin güdüp kıyma cana ,
Bulama elini sakın kana.
Vakti zamanı gelince,
Öleceğiz hepimizde.

…….derviş sufi…..
***************

Gel cananım eyliyelim Gülşeni seyran
Gönlümüz mest olsun bülbülün olam.
Gün gelir birgün ayırır bizi mevlam
Gözlerimden yaşlar coşmadan yetiş

Gal ağlatma can bu canı gönlüm viran
Çekerim nazını gül ile gayrı bir zaman
Yoruldu yürek neyleyim kocadı beden
Dizlerimde derman tükenmeden yetiş

Gel gör hayalinle gezerim halden hale
Felek pençesini taktı girdi koluma
Büküldü belim kar yağdı saçlarıma
Bahçemde goncalar solmadan yetiş

Gel arz eylesin Sufi halini sana
Saki sundu göçün badesin bana
Yükledim katarı yol görünür uzaklarda
Gel helalleşelim içmeden, ayrılık meyini yetiş.

Gel gönül içelim yarin elinden dem,
Eylerim ben bu canıda canana Kurban.
Ölüm haksa yaşamak bir yalan,
Kaldıralım ayrılığı ,kılalım her günü bayram.

……….derviş sufi……………
**********
Ey ruhi sevdiğim gamzede Gülşenim.
Eylesen de sineni, ebedi ecelgahım.
Zülüflerin olsa sırat köprüsü ,cehennem gözlerin
Yine cemalin kıblem bilir ,yüzüm sana dönerim.

….derviş sufi…….
***************
Leyl karası gözlerinde üryan gezerim yâr,
Hırka ile şaldan geçtim,gamzelerin yeter.
Huriyi sofuya verdim,cennet kulun olsun ,
Gülüşün irem bağı, Sinen bana yeter.

….derviş sufi…..
*****************
Suyun başına bir güzel oturmuş,
Süzer ela gözlerin kaşın altında.
Al yanağına bahar gelmiş,
Miski -amber kokar sine.

Cemalin gördüm cennet misali,
Pınarlarından akan şarap misali.
Doldurdum lebinden içtim meyi ,
Unuttum haramı günahı vallahi.

Nice yiğitleri yaktı bu endam
Ne meydan bıraktı ne kahraman,
Bir kor düştü tutuştu beden
Yanar narına Cehennem misali.

Sufi-de yandı döndü küle,
Savrulup karıştı bir garip yele,
Aşırdı dağları döktü çöle,
Leylası-nı bulurmu bilmem.

….derviş sufi ……
**************
Kıblem bilip sana döndüm yüzümü,
Gördüm mah cemalini oldum deli.
Dökülmüş ak gerdana zülfün teli,
Ne güzel bakar o cennet gözlerin.

Hak yaratmış seni güzel huyla,
Bezemiş endamını bin bir nazla.
Kirpiklerin yay olmuş kaşların kemane,
Ab-ı hayat olmuş akar gözlerin.

Al yanakta açılmış gonca ile gül,
Bal olmuş dillerin yar lebinden süzülür
Arı olsam-da tadsam kırk yıl
Varı gülşen bağlarını değer gözlerin.

Mescidi mey-hanedir sinen,
Doldur ver elinden olayım mestan.
Okurum dört kitabı aşk-ile senden
Mekte-bi ilim kapılarını değer gözlerin.

Gülüşünle şen olur şu gamlı gönlüm,
Sen gül oyna olsun dertlerin benim.
Her seherde doğsun güneş cemalin,
Korkarım SUFİyi yakar o gözlerin.

…..derviş sufi….
****************
Bir merhabayla girdin gönül köşküme ,
Aldın aklım başımdan çevirdin şaşkına.
Bağladım bu canımı-da ben o canına ,
Buyurdun haneme hoşgeldin Güzel.

Görünce cemalin oldum taru-mar,
O bülbül dillerin eyledi garip canıma Kãr.
Hak yaratmış seni al goncada gül ile har,
Hamd-olsun gülşenime hoşgeldin güzel .

Coştu sen-ile ,açıldı viranede şen Bağlar,
Sordum bir Kâmile ,nedir bu bendeki hal.
Dedi o güzelde-dir keramet,hikmetine var,
Sır-rı Esrarıma ,Kalb-i hoşgeldin güzel.

Yoktur bir eşin daha bu devri Alemde,
Asaletin gelir senin yâr , nesli irfanda.
Sufi de gördü hak’kı, ol kaş-ın kemanda
Ezelden ebede merhaba,hoşgeldin güzel.

……..derviş sufi………….
************
Seni gören yiğit düşer aşka,
Dağ olsada erir yanar nara.
Gözlerin Ayet, Bakışların Sure,
Melek dedikleri senmisin .

Cemalin Güneş gamzelerin Ay,
Kirpiklerin ok olmuş kaşların Yay.
Kıl nişane kirpiğin vur sineye,
Avcı dedikleri senmisin .

Zülüflerin dökülür gerdana,
Onulmaz dertler açılır bağrıma.
Merhemi sensin sür yarama,
Zalim dedikleri senmisin .

Yaktın ateşinle eyledin garip,
Kulun olayım kapında varıp.
Al bu canı kıl muzdarip
Cellad dedikleri senmisin .

Gözlerin nem ,yağar yağmurlar,
Islanır didelerin Kıyamet kopar.
Gönül gemisi dümensiz yüzer,
Tufan dedikleri senmisin .

İrem bağında benzersin Huriye,
Dilinde süzülür bal ile Badeh.
Doldur ver elinden içeyim Kadeh,
Saki dedikleri senmisin.

Gül dalında goncasın Narin,
Bırak Bülbülün olam senin.
Çevirme benden güzel Cemalin,
Ecel dedikleri senmisin.

……..derviş sufi……
****************

Seherde bir dilbere yar oldum
Söz ile dağladı sinemi benim
Bülbül ile o gül için ötüştüm
Vurdu diken ile dilime benim.

Gözlerine beni meftun eyledi
Adını dilime ezber eyledi
Hayalini seyrime ferman eyledi
Böldü geceyi düş ile benim.

Sufiyi gurbette garip eyledi
Cemalini gözlerime hasret eyledi
Zülüflerin boynuma kement eyledi
Dara çekti sevdamı benim.

……Derviş sufi….
********
Bu gün….

İsyanım var Felek sana !
Nasıl müsade ettin bunlara
Secde edip kapandılar yere
Sonra amin çektiler sana.

Şükür dediler çıktılar dışarı
Her yer Allahu ekbér nidaları
Yaktılar diri diri onca insanı
Hiçmi kulağın duymadı feryadı.

Dumanı dayandı arşa canın
Çığlık çığlığa dört bir yanın
Kapandı gözlerin lal oldu dilin
Onlar’da değilmiydi kulun senin.

Seyr eyledin vahşeti kendince
Ayrıldı canlar cananından bir hiçe
Soldu güller gülşeninden nice
Bu kadarmı karardı vicdanın senin

Pir sultan abdalın diyarı
Bağlamada teller eder isyanı
Sustu sanma yaralı dilleri.
Coşar yürekler Ene’l hak deyi ..

…derviş sufi. ….
***********

El dediğin nedir , Olurmu ölçü ,
Parmak ondur Hepisi ayrı.
Hakimi sensin Kullan doğru ,
Gir gönüllere Ek tohumu.
Der deste deste incitme Gülü….

Dil dediğin nedir Tutsak ölü ,
Ne istersen Söyler onu .
İster acı,…İster tatlı sonu ,
Tart manâyı kelimede Söyle sözü .
Açılmasın yaralar ,incitme gönlü…..

Bel dediğin nedir , Hayvani dürtü,
Fikrinde hep gezer , Zikrin de dişi
Fark etmez sana görünsün kişi
Ademsin sen, bak Kendini Tanı
Yıkma kainat, İncitme sakın Teni …..

El dediğin nedir , Olurmu ölçü ,
Parmak ondur Hepisi ayrı.
Hakimi sensin Kullan doğru ,
Gir gönüllere Ek tohumu.
Der deste deste incitme Gülü….

Dil dediğin nedir Tutsak ölü ,
Ne istersen Söyler onu .
İster acı,…İster tatlı sonu ,
Tart manâyı kelimede Söyle sözü .
Açılmasın yaralar ,incitme gönlü…..

Bel dediğin nedir , Hayvani dürtü,
Fikrinde hep gezer , Zikrin de dişi
Fark etmez sana görünsün kişi
Ademsin sen, bak Kendini Tanı
Yıkma kainat, İncitme sakın Teni …..

…derviş sufi….
***********

Dokundum perdeyi gönlüme güzel,…
Zülüflerin tel oldu şu bağrımda çalar.
Dil utandı,…kãfi Gelmez Kelimeler ,
Sustu yüreğim, Gözlerim seni Söyler

Ayrılığın yanar içimde güzel bir lal dil gibi,
Savrulur dumanı yele sanki suskun Dua gibi.
Kimi Cennet ister ,kimi Cennet te Huri,
Yeter bana ,Sen sor hallerimi ,Yer bazı bazı.

Gel güzel şu garip sinemi çoş eyle ,
Yaz defterine tane tane yad eyle .
Gün gelecek göçecek SUFİ de ,
Ara beni Gözyaşların da ,yer bazı bazı .

…..derviş sufi….

Afşin Ağcaşar – 1970’ler / Photo: by Derviş Sufi

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here