PAYLAŞ

Ben, 01.01.1965 doğumuyla Maraş Elbistan Ekinözüne bağlı Nergele kütüğüne kayıtlı Hasan Muzaffer Yıldız. Bu tarihte doğduğum söylenir. Tabi ne kadar doğru bilmiyorum. Çünkü bizim o bölgelerde nüfus kaydı belirleyici değildir. Bizim kuşak ve bizden öncekilerin doğum kaydı kesin değildir. Ama elimizde olan ile yoldayız.   Fidan Yıldız ile evliyim ve iki erkek çocuk babasıyım. Ozan 26, Dilovan 20 yaşında. İsviçre Baselde Can Düğün Salonu Lörrach’ın sahibi ve işletmecisi olarak ailemle birlikte hayatımıza devam ediyoruz.

Çocukluk yıllarda herkes gibi, ilkokul diplomasını nice zorluklarla alır almaz ev işlerine yardımcı oluyorum. Çobanlık, tarla tapan, orak saman; köyde ne iş varsa ve genel ev işleri ile uğraşıyordum. Zaten ben 5 yaşındayken babamı kaybetmişim. Annem zorluklarla bizi büyütüyordu. Çok fedakar ve köylüler tarafından sevilen bir ‘jin’ (kadın) idi.

Okuldayken türküleri en iyi benim çığırdığımı söylerlerdi. Onun içinde bazen yeğenimin yerine de öğretmen beni kaldırırdı.
Benim kılamlara sevdam, düğünlerde Haci Zom, İmki Azizi Tırıl‘ı hayranlıkla dinleyerek artarak devam etti. Düğünlerde ben de klamlar söylemeye başlamıştım.
Çocukken daha, bir keresinde dedemlerin evinde pirlerimiz gelmiş ve cem tutulmuştu. Hiç unutmuyorum. Yıllar sonra İsmail Yapıcı ile ortak okuduğumuz ”Piro” eserinin melodileri, işte o demden kalma duuyguların ürünüdür. Hasan Dede, Doğan Dede tarafından söylenen deyişlerin ezgileridir, tınısıdr kulaklarımızdaki.
Daha sonraları dedem Mâlê Hûseni Âlqe‘nin evinde, Şah Turna, Şah Sultan, Meçhuli, Özkani, Mîstî Kûr, Îwkî Kûr, ile tanışma ve uzun uzun dinleme fırsatım olmuştu. Tabiki daha ismini sayamadığım nice bölge stranbejlerini dinleyerek harmanlandım.

Bizim komşu Tosîni Mahmade vardı. Hep radyo dinlerdi. Özellikle ‘kûrrolar çıkınca’ etraftakileri çağırır, onlarla birlikte keyifle dinlerdi. Çok sonraları Avrupaya çıkınca, beni müthiş etileyen, o yanık yanık söyleyen kadın dengbejlerin, Meyremxan ve Ayşe Şan olduklarını anlayacağım. Tahsin Taha, Arife Ciziri, Hasane Ciziri ve daha nicelerini medtv sayesinde öğrendim.
Avrupa serüvenimde, 1983 yılında ilk denemem başarısız olunca tekrar 1985’in ilk aylarında kaçak yollardan, abimin yardımıyla İsviçre’ye gelmemle başladı. Tabiki herkes gibi ben de iltica ettim. 1985’te İsviçrede Kanton Valais’in Sion kentinde 13 sene, değişik iş alanlarında çalışarak, geçmimi sağlıyordum ve aynı zamanda müzik ile uğraşıyordum. Tabiki hevesle karışık bir hobi idi benim için. Daha sonraları Dersimli İsmail Albayrak ve Erzincanlı Yılmaz İkisivri hevallerimle amatör grup çalışmalarımız oldu. 3 sene müzik yaptıktan sonra, ben mecburen İsviçre’nin Basel şehrine yerleştim. Burda herşey daha iyiydi. Olanaklar daha elverişli oluştu ve 2001 tarihinden itibaren, kendi işlerimi kurarak yol almaya ve yanı sıra müzikle uğraşmaya, çeşitli çalışmalarla kültürümüze katkı sunmaya devam etmekteyim.

90’lı yıllardan beri ‘kimlik mücadelesini’ önemsiyor ve bu yolda çabalayanların yanında yerimi alıyorum. Kendi çapımda çeşitli desteklerim oldu, oluyor. 2008 yılının ilk aylarında Halil Kul (xallo), Mehmet Yıldız, Mehmet Şah Sultan, Dursun Kul, Aziz Güzel ve İsmail Yapıcı  gibi sanatçı arkadaşlarımızla, yöre sanatının işlenerek geliştirilip korunması amacıyla, REÇ Komitesini kurduk. İlk işimiz yöre tadından bir cd-albüm çalışmasını tamamlamak oldu. Yörede oldukça sevilip, dinlenen bir albüm oldu.
2010’da 2. çalışmızda çok değerli arkadaşlımız Grup Yarınlar‘ın solisti Ahmet Yıldırım’ın da katılımıyla üretmeye devam ettik. Halen Komitemiz çalışmalarına devam ediyor.
Şu aralar solo bir çalışmanın içerisindeyim. Yine yöremizin çok değerli müzisyenlerinden Ulaş Nesil’in aranjelerini üstlendiği bu solo çalışmayı, yakında bitirip halkımızın beğenisine sunmayı heyecanla bekliyorum.
Ez torine Mâlé Hûsénî âlqe, Hasan Muzaffer Yildiz’ım. Lawkê Elif û âlke. Gori li sér nasname 01.01.1965.li gundé NARGALE li Mâlé bar awe hatıma cihane (dünye).

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here