PAYLAŞ

Yol bizi Çollê Mirâli ( Mirali yazısı-tarlaları) çıkardıysa elbet Şah Sultan‘a da kavuşturacaktır. Nergele, Mirali, tee yukarılar; Anbar, Çiftlik, Gallavızân… Oradan Yılan ovasına; Mâle Avzari Kâvê… Bozlara, Şıxraşânlara… Daha da aşağılara; Gölbaşına, Pazarcık ovasına kadar iner yolumuz gayrı… Yol mu biter…
Şah Sultan 1950 yılında Elbistan’nın Nergele Köyünde dünyaya gelir….
Bu durumda (her sıkışanda) Mehmet Hoca’ya, tarihçi Mehmet Bayrak ustaya başvuruyorum… İtiraf etmeliyim ki uğraşmak sırasında yıllardır ilk kaynakçam olmasına rağmen henüz kitaplarının bütününü okuyabilmiş değilim… 3 ciltlik Kürt Müziği Antoloji çalışması, ara ara yararlanıyor olsam da, aslıyla henüz özel bir ilgi beklemekte… Yapıcılardan (Gürol-Mehmet Yapıcı – Mirali köyü) buralara gelmişken dedim ki; bir kısa yürüme mesafesi Nergele‘ye doğru seyran eylemeli…
Şah Sultan yıllardır gurbette yaşamakta. Bayrak İç Toroslarda Alevi-Kürt Aşiretler kitabında şu bilgilere yer veriyor:
” Ozan Mehmet Şah Sultan, 1950 yılında Elbistan‘ın Nergele köyünde doğdu. Sinemilli aşiretinden harabati bir kişiliğe sahip, aynı zamanda şair de olan Kara Zilfo’nun oğludur.
Okula devam edemeyen Ozan, ilkokul diplomasını sonradan dışarıdan alır. Daha çocuk yaşta babasından ve dedesinden etkilenen Şah Sultan, şiire ve saza merak sarar. Geleneksel aşık tarzını öğrenen Ozan’ın en çok etkilendiği kişiler arasında Âşık Kerem, Pir Sultan Abdal ve Aşık Mahzuni Şerif vardır.
Yoksul bir yaşam sürdüren Şah Sultan, 1970’li yıllardan sonra şiir yazmaya başlar ve yöreye özgü Kürtçe ve Türkçe türküler söyler. Bu satırların yazarı kendisini1972’de İstanbul’da bir akraba evinde tanıdığıda, o daha çok Kürtçe söylüyordu. Halk arasında sevilen ve ilgiyle dinlenen Şah Sultan,  özellikle 70’li yıllarda politik türküler yaptı ve söyledi. 1980 cuntası sonrası bir süre sıkıyönetim makamlarınca tutuklanıp salıverildikten sonra ülke dışına çıktı ve Fransa‘ya yerleşti.
2000 yılında Sivas’a Ağıt kasetini çıkaran Şah Sultan, Bêmal ve Bendile adlı iki de Kürtçe kaset yaptı. Şah Sultan’ın son eseri de 14 kılamdan oluşan bir Kürtçe albüm. Şah Sultan şiirlerinin büyük bir kısmını Divan adlı bir kitapta topladı.”
iki eserini paylaşalım. ilki daha evvel Süleyman Yapıcı’dan da dinlediğimiz,
‘Yarê Yarê tu yârâ keya, Şav çu xava mînê neya’

ikincisi ise o güzel saz ve sesinden ‘Şîrîn’ ; kılâmaka pır şirina…

 Şah Sultanın’ı dinlerken yine aynı köylerden yazar kako Mehmet Söğüt‘ün bir yazısına denk geliyorum; tamamı okunmaya değer… bir bölümünü aktaralım.
Şöyle bir başlık atmış yazar: ”Kürt Alevi Ozanlar Geleneğinde Üç Ozan: Ozan EmekçiOzan Ali Matur, Ozan Mehmet Şah Sultan” ; Ozan ile ilgili Mehmet Bayrak’ın aktardığı bilgilere paralel bir anlatım yapılmış…

Sosyal medya aracılığıyla ulaştığımız Ozan Şah Sultan şu notu paylaşıyor bizimle;
”Eyvallah, Cemo hevalcan. Teşekkür ederim, iyi ki sizin gibi değerli dostlarım var ara sıra bizi hatırlıyorlar. Benim ozan olmamın başlıca nedeni Kürt-Alevi olmamdır. Her vesile ile hep ezilmişiz. Tarihler boyunca hem Kürtlükten dolayı hem Alevilikten dolayı çok dramlar yaşamış bir toplumun ferdi olarak; Halkın ve toplumun derdini dile getirmek, beni azimli kılıyor. Ben enerjimi hep sevdiğim halkımdan almışım. Ömrüm yettiği sürece de buna devam edeceğim. AŞK İLE.” 18.03.2017

Cemal cemale yaptığımız sohbet bir çok kapılar açıyor. Bir kadrajda görmenin etkisi de olsa gerek; Arkasındaki kapıyı kalkıp kapatıyoruz heyecanla, bir iki kız çocuğu görüyorum arada koşuşan… Şah Sultan’nın Fransa‘daki evinden yükselince yine Nurhak dağlarında Engizeklerde Nergelede buluyoruz kendimizi…
Şah Sultan bir ‘kimlik mücadelecisi’ aslında. Çünkü ilk vurgusu şu:
” Şivem bile Kürt olduğumu ayan ediyor. Sonra yüzüme bakan Alevi olduğumu anlar. E ben ne diye değilmişim gibi davranayım. Yönelimim bu; biri bize baktığı zaman bunların dışında insan olarak baksın…”
Şah Sultan bir kıyas mı bilinmez ama Kürt müziğinin efsane ismi Şivan‘ı örnek veriyor. 1970‘li yılların başına, özellikle Türkiyede yayımlanan ilk Kürtçe kasetler dönemine götürüyor bizi. ‘Sivas Ağıdı’ dışında tüm çalışmalarının Kürtçe olması, ayrıca uzun yıllara yayılan bir dil temsiliyetini de teslim ediyoruz ustaya.
‘Aleviler’, ‘bizler’, ‘bizimkiler’ ile tarif bulan Nergeleden Maraşa oradan bir çok cografyaya uzanan geniş tanımlama, ister istemez inanç, cemevleri, politika ve ülke siyasetine getirince konuyu, Şah Sultan şunları söylüyor bize; ”Bizimkiler (Maraşlılar) de Aleviler de yeni bilgilerle yenilenmeye, yaşamına uygulayıp politik bir karşı duruş sergilemeye açık değiller. Yüz yıldır aynı durumda; temel haklarımız olan eşit yurttaşlıkta bekliyoruz. Hiç bir parti ve hiç bir siyaset bu gerçeği görmezden gelemez.”
Bu demde son zamanlardaki şiir ve müziğiyle bu tartışmaları dillendiren bir ozan; Ozan Emekçi‘den bahs açılıyor; Maraşın kültürel ve sanatsal dünyasından süzülmüş insanlığa adanan onca hayat var diyoruz…
Şiirlerini topladığı 2. bir Divan hazırlığında olduğu sevindiriyor bizi. Uzun yıllardır ürettiği eserlerin 40’a yakınını peyderpey youtube’da yayınladığını, sözlere, ezgiye yani temelde evrensel etikte payda olan esere saygı olduğu sürece, herkesin yararlanmasına açık olarak topluma sunduğunu vurguluyor, Ozan. Maraş Kürtçesi henüz bilimsel araştırmalara ve dahası özel ilgiye muhtaç; bu kapının gelecek bir çok araştırmacı için önemli bir başka dünyaya açıldığını düşünüyoruz…
Şah Sultan deyim yerindeyse ‘Usta malı’ diye tabir edilen eserler bölümünde yayımlanabilecek bir üretim sürecinin içerisinde şimdilerde. Yazdıklarını okuyoruz ve sohbetimizle paralel bir çok vurguya, toplumsal bir çok tartışmanın özüne ilgi çeken kelamlara denk geliyoruz. Güncel, ‘Hayırlı’ bir şiiri şöyle :

HAYIR

İnsanlığın geleceği uğruna
HAYIR, Hayırlara vesile olsun
Evet demek zülum demek yurduna
HAYIR, Hayırlara vesile olsun

Geleceği gasp etmişler yobazlar
Çeşit çeşit ipte oynar cambazlar
Gözü kara suç işliyor şahbazlar
HAYIR, Hayırlara vesile olsun

Özgürlükler oğlun kızına gelsin
Çocukların yüzü her daim gülsün
İnsanlık din değil, bilimi bilsin
HAYIR, Hayırlara vesile olsun

Rengi dili dini herkes kardeştir
Hakkı ihlal eden insan kalleştir
Yetim ahı almak nardır ateştir
HAYIR, Hayırlara vesile olsun

Şah Sultan derdini döker hakime
Halk adına karar versin mahkeme
Barış huzur gelsin güzel ülkeme
HAYIR, Hayırlara vesile olsun. / 17/02/2017.

‘El ele el Hakka’ deyip yol almaya; ‘Ağcaşar köyünden ‘Mihmani’ vardır diyor. Mihmani uzun yıllardır İngiltere’de yaşıyor. Bizim oraların havası, derdi dermanı, tınısı ezgisi, onun ruhunda gizlidir… ‘Bizimkiler’in (coğrafyadaki erkan dostları, diğer ozanlar) çoğu gitti azı kaldı. Meçhuli gitti, Perişan gitti. Meftuni…. ‘fade out’ olmuş; uzaklaşırken düşen bir sese dönüşmüş; kulağımız çınlayıp gider…
Bu yolculukta yollar daha nerelere gider; Sordum bir ‘Deli’ye: ‘Maraş’ta yaşayan kör ve sağır iyi bir ‘KEMANCI” var mıdır diye; Evvel dosta gönül; Pâşe, Aliya Veliya…

Aşk ile…

Ozan Şah Sultan’nın youtube kanalına buradan ulaşabilirsiniz.

cemodogan 18.03.2017

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here