DERVİŞ MUHAMMED (l755-1828)

İlçe:
İl:
Ülke:
Eski İsmi:
3

Onsekizinci yüzyılda yaşadığı sanılan bir Bektaşi ozanıdır. Aynı yüzyil sonlarında düzenlenmiş dergilerde, şiirleri dağınık olarak görülmektedir. Gerçek kimliği bilinmemektedir. Hayatı zorluklar içinde geçmiştir Hacı Bektaş dergahında hizmet etmiş, dervişlik aşamasına yükseldikten sonra köyüne geri. dönmüş, ayrıca yaya olarak Kerbela’ya gitmiştir. Teslim Abdal ile atışmaları vardır. · Şiirlerinde Mehemmed, Kul Mehmed, Derviş Mehmed, Derviş Muhammed mahlaslarını kullanmıştır. Dili sadedir. Şiirlerinde de yaşamını aydınlatacak bilgiler  yoktur. Derviş Mchmcd şiirlerinde oniki imam konusunu işlemiş, onlara bağlıhğını vurgulamıştır. Hacı Bektaş Veli’ye de büyük bir saygiyla bağlıdır. Son yıllarda elde edilen bilgiler ışığında Derviş Mehemmed ( 1174 H.) l755′te Malatya‘nın Arguvan ilçesine bağlı İsa köyünde doğdu. Babası Kerkük Türklerinden Seyyah (Seyyit) Hüseyindir. Annesi İsa köylü Fatıma’dır. Kerkük’ten ayrılarak Kerbela ve Mekke’yi görmüş, Hacı Bektaş Tekkesine konuk olmuş başka köy ve kentleri gezdikten sonra, Malatya’ya yerleşmiştir. Yaşamı hakkında bilgi bu kadar. Divriği’nin Anzahar
köyünde de bir süre kalmıştır. Anzahar’dan sonra Karahöyük köyüne gelerek, Malatya’lı Aşıki (1670 – 1821) ile Şah Sultan adlı ozanların yetişmelerine katkıda bulunmuştur. Sevgi ve kardeşlik duygularının insanlar arasında yerleşmesine çalışmıştır. Yaşamı boyunca tüm kötülüklere karşı büyük bir savaş verir. lRakı, şarap ve tütünü köyde
yasaklar. Beyler ağalar direnirler. Derviş Mehemmed ile Aşıki ve Şah Sultanı köyden kovarlar. Anzahar’a gider, orada yaşar. 1828’de orada öldü. Şiirlerinde Allah – Muhammed – Ali üçlüsüne olan inancını, bağlılığını vurgular.
Hacı Bektaş Veli’ye sığınır, Alevi – Bektaşi geleneğine ağr.rlık verir, Ali’nin Tanrısal bir nitelik taşıdığı inancını benimser, ondan yardım umar, ona sığınır, oniki imamlarda Tanrısal etkinlik bulunduğunua inanır hatta:
Senden gayri kim var kime varayım
Ver benim muradım imam Hüseyin
derken Tanrı’dan çok imama sığındığını gösterir. Şiirleri Mustafa Bal tarafından toplanmış, Şah kulu Derneği tarafından da yayınlanmıştır. (1990)

—————

Yattım bir dağda uyudum, Eriş pirim Ali eriş
Beni kimse kaldırmadı, Eriş pirim Ali eriş

Atın binüp doldurmadın, Döğüp söğüp kı.ılilırmadın
Kim olduğun bildirmedin, Eriş pirim Ali eriş

Atı var öğeyik donlu, Eğeri şiddetli şanlı
Yemek yemez kendi canlı, Eriş pirim Ali eriş

Elinde kamçısı yeşil, Cümle alemi dolaşır
Çar deyenlere ulaşır, Eriş pirim Ali eriş

Kul Mehmed
‘ im nolamadım, Yollarında ölemedim
Kim olduğun bilemedim, Eriş pirim Ali eriş

KIRAT SAMAHI
Gene kırcılandı dağların başı,
Durmayıp akıyor gözümün yaşı.
Ne yaman firaklı kıratın işi,
Kırat bu dağları aşmalı bugün.

Kırat kalk gidelim biz bu odadan,
Kısmetimiz gelir Bfu’i Huda’dan,
Nalını kestirem tağ- ı ucadan,
Kıymetin cihanı taşmalı bugün.

Kırat da gidiyor koştuğu zaman,
Dizgini boynundan aştığı zaman,
Deli boran gibi coştuğu zaman,
Köpüğü sağrıdan geçmeli bugün.

Kırııtda gidiyor başı dumanlı,
Hele kaldır gönlündeki gümanı,
Selierden sonraca, kuşluk zamanı,
Dostun ellerini açmalı bugün.

Derviş Mehemmed‘ in piri pir ise,
O yannan ahd ü amanın bir ise,
Kırat! Sende küheylanlık var ise,
Pirin dergahına düşmeli bugün.


Comments are closed.

X