KUL FAKİR (1837-1938)

37

Ey dile mana verenler, defter-i Kur’an gibi
Aşk ile aşna olanlar eğleşir sultan gibi

İlmine amel olmayan, azdırır Mervan gibi
Serseri gezme ey gafil, fark eyle insan gibi

Bir makamda bin can gördüm, cümlesi bir can gibi
Onlar neşteri çekerler, Şimir ü Mervan gibi

Can u dilden diler isen, derdine derman gibi
İşidip de anlamazsan, gidip gel hayvan gibi

Nan-ı nimet (i) fark etmezsen, yediğin saman gibi
Mecazide eli vardır, görünür Rahman gibi

Kurda kuşa talip olmuş, hükm-ü Süleyman gibi
Adaletin baki kalsın, ussuz kalma Han gibi

Zulmle yapılan binanın, ahiri viran gibi
Gafil durma hey canım, bu okunan ferman gibi

Niyazım ol veçhullahta, Hak ademde var gibi
Hakk’ı ademde bilmeyen, küllühün fınnar gibi

Kul Fakır’ım gönlüm ister, alemi görem gibi
Toprağa secde etmezem, ol sofu-yu har gibi

Havariç : Harici, hariç – Kadd : Boy- Secde : Eğilip niyaz etme – Veçhullah:
Yüzü Tanrı’nın yüzüne benzer – Küllühün finnar : (ayet) Yeri ateştir anlamına
gelir – Ahir: Son – Viran: Yıkık~ Mecazi : Gerçek olmayan- Hükm-i
Süleyman: Peygamber Süleyman, sözünü kurda, kuşa, herkese, karıncaya bile geçirir,
kararlarına uymalarını sağlardı. Tanrı O’na öyle bir güç vermişti. Elinde ki
mührü gören herkes onun buyruklarına uyardı.

**********************
AŞIK KUL FAKİR
Amasya‘nın Merzifon ilçesine bağlı Kıreymir köyünde 1837‘de doğdu, 1938 yılında aynı köyde 101 yaşında iken Hakk’a yürüdü. Asıl adı Ali’dir. Gümüşhacıköy’e bağlı Keçiköy‘deki bir düğüne güreşmek üzere pehlivan olarak gitti. Konuk olduğu Aşık Kul Hüseyin adlı dervişin telkinlerine ve “gerçek pehlivan ke;ndisiyle, kendi hırsıyla, nefsiyle güreşen, onu yenendir” demesi üzerine Ali, “saddaksın üstadım” diyerek, Aşık Kul Hüseyin‘in sözlerine, öğütlerine uydu. Orada kendisine Kul Fakır mahlası verildi, dili “çözüldü” gönlüne aşkın muhabbetin ateşleri doldu, için için göyünüp yanmaya başladı. Okur yazar değildi. İki kez evlendi. Çocukları torunları oldu. Hacı Bektaş dergahına özellikle o sıralar pir postunda oturan Ahmet Cemalettin Çelebi’ye büyük bir saygıyla, hayranlıkla bağlandı. Kendisinde büyük değişimler olduğunu:
Otuzunda seyran ettim düzünden
İkilik perdesi kalktı gözümden
Şükür Hakk’ı birlemişim özümden
Kahkahayla güldüğüme ağlarım
diyerek belirtirken, çalışmalarını, dinleyerek öğrenmelerini sürdürdü:
Mümin olan arı gibi iniler
Alır bin çiçekten balı bir eyler
dizelerinde de belirttiği gibi birbirinden üstün yapıtlar üretiyordu. Osmanlı her cephede savaşa tutuşmuştu. Açtı, sefildi, perişandı Ulus. Tanrı bir kurtarıcı gönderecekti mutlaka.
Kul Fakır, güçlü bir önseziyle:
Mehdi Resul gelse gerek
Ya doğdu ya doğsa gerek
İsa Resulun kavlince
Hem Musahhih olsa gerek
diyerek bir kurtarıcının geleceğini muştuluyordu. Söz, sohbette, cemlerde, dem sofralarında kendini yetiştirdi, olgunlaştı, bilgiyle, görgüyle, sevgiyle, tarikat, marifet, hakikat olgularıyla doldu, bunları şiire dönüştürdü. Dizelere döktü. Şiirlerini hece ölçüsüyle, duru, akıcı, yalın bir Türkçe ile söyledi. Atatürk iizerine de şiirler söyledi. Şiirleri, A. İhsan Aktaş ve Sabri Yücel tarafından titizlikle derlendi, açıklamalarda konularak nefis bir kitap haline getirilerek “Anadolu’da bir duru kaynak: Aşık Kul Fakir·”- (1991-İstanbul) adıyla yayınlandı.
Aşık Kul Fakır, şiirlerinde “kendine özgü bir özgünlük” yaratarak tarikat konularını
kuruluğa, basitliğe kaçmadan öğretici bir hava içinde, coşkuyla üretti. Lirizmin buram buram
tüttüğü şiierlerinde sevgiyi Dertli gibi, Seyrani gibi anlattı. Dinsel-tasavvufi şiirlerinde
yabancı sözcük kullanmadı, onlarda başarılı bir derinliğe kavuşmasını, aydın bir ortam
yaratmasını bildi.
Kul Fakır’ım yol Muhamed-Ali’nin

Settar ile sır Muhammed-Ali’nin
Hilaf kılma din Muhammed-Ali’nin
Gılmanım kapında durmaya geldim
yada:
Vechinde görünen ilm-i Kur’an ‘dır
Bunu fark etmeyen fikri yalandır
Elbet erin ere gönlü ayandır
Muhabbet evinde kalan incinmez
yahutta:
Okumuşum aktan karayı bilmem

Bin derman verseler bu derdi vermem
diyerek tasavvuf denizine gark olmuştur.
İçi ahıret, dışı dünyaya benzer
(Alevi Bektaşi Şiir Antolojisi – Cilt 4. 589)
***********

 

Comments are closed.

X