NİYAZÎ MISRÎ (1618-1693)

İlçe:
İl:
Ülke:
Eski İsmi:
2

17. yüzyıl Halveti tarikatının Niyâziyye veya Mısriyye kolunun kurucusu (Vahdeti vucud’cu bir tarikat), büyük bir sûfî tasavvuf edebiyatı ustası şairdir.

Asıl adı Mehmet olup, 12 Rebiülevvel 1027 / 8 Şubat 1618’de Malatya‘nın şimdiki adı Soğanlı köyü olan İşpozi kasabasında dünyaya gelmiştir. Babası, yöresinin önde gelenlerinden Nakşbendiyye tarikatı mensubu Soğancızâde Ali Çelebi’dir. Niyâzî ve Mısrî ise mahlaslarıdır. Mısrî mahlası tahsilini Mısır’da yaptığından dolayıdır. Çeşitli medreselerde eğitim görmüş ve farklı yerlerde tasavvuf bilgisini geliştirmiştir. 1655 yılında Halveti şeyhi Ümmi Sinan’dan hilafet alarak irşada mezun kılınmış, memleketin pek çok yerinde vaazlar vererek halkı irşad etmeye çalışmıştır.
Şöhreti her yana yayılan Niyazî Mısrî, ordunun maneviyâtını yükseltmek için Sultan IV. Mehmet tarafından Lehistan seferine götürülür. Hakkında ileri sürülen iftiralardan sonra Limni adasına sürülür ve burada onbeş yıl çileli bir hayat yaşar. Ölümünden bir yıl kadar önce affedilir ve Bursa’ya döner. Fakat Bursa Kadısı’nın şikayeti üzerine tekrar Limni’ye gönderilir ve burada vefat eder. Osmanlı sultanı tarafından sürgüne gönderildiği Limni adasında 1693 (H.1105) senesinde bir Çarşamba günü kuşluk vakti vefat etmiş olup türbesi de aynı adada ziyaretgahtır.
Türkçe ve Arapça manzum ve mensur on ciltten fazla eseri bulunmaktadır. Aruz ölçüsü ile yazdığı şiirlerinde genellikle Nesimî ve Fuzulî’nin, heceyle yazdığı şiirlerinde ise Yunus Emre’nin etkisinde kaldığı görülür. Divanı’nın yanı sıra, “Risaletü’t-Tevhid, Şerh-i Esma-i Hüsnâ, Sûre-i Yusuf Tefsiri, Şerh-i Nutk-ı Yunus Emre, Risale-i Eşrât-ı Saat, Tahir-nâme, Fatihâ Tefsiri, Sûre-i Nûr Tefsiri” eserlerinden bazılarıdır.


zat-ı hak’ta mahrem-i irfan olan anlar bizi,
ilm-i sırda bahri bipayan olan anlar bizi.

bu fena gülzarına bülbül olanlar anlamaz,
vech-i baki hüsnüne hayran olan anlar bizi.

dünye-vü-ukbayı tamir eylemekten vaz geçmişiz,
her taraftan yıkılıp viran olan anlar bizi.

biz şol abdalız, bıraktık eğnimizden şalımız
varlığı ndan soyunup uryan olan anlar bizi.

kahr-u lutfu şey-i vahid bilmeyen çekti azap,
ol azaptan kurtulup sultan olan anlar bizi.

zahide ayık dururken anlamazsın sen bizi,
cür’ayı safi içip mestan olan anlar bizi.

arifin her bir sözünü duymaya insan gerek
bu cihanda sanmaki hayvan olan anlar bizi.

ey Niyazi katremiz deryaya saldık biz bugün,
katre nice anlasın umman olan anlar bizi.

——————-

Eserleri

Divân

Mecmuaları
Süleymaniye Küt. Reşid Ef. 1218 numaradaki mecmua.
Bursa Sultan Orhan Küt. 690 no’lu “Mecmua‐ i Kelimât‐ ı Kudsiyye” diye adlandırılan mecmua.

Risaleleri
Risâle‐ i Devriyye
Risâle‐ i Es’ile ve Ecvibe‐ i Mutasavvufâne
Risâle‐ i Eşrâtü’s‐ Sâat
Tabirnâme
Risâle‐ i Haseneyn
Risâle‐ i Hızriyye
Risâle‐ i Arşiyye
Vahdetnâme
Risâle‐ i İade
Risâle‐ i Nokta
Akîdetü’l‐ Mısrî
Risale fî Devrân‐ ı Sofiye
Etvâr‐ ı Seb’a

Şerhleri
Şerh‐ i Esmâ‐ i Hüsnâ
Şerh‐ i Nutk‐ ı Yûnus Emre

Ait Olduğu Söylenen Diğer Eser ve Risaleler
Lübbü’l‐ Lüb ve Sırru’s‐ Sır
Cenâb‐ ı Hakk’ın her şeyi muhit olduğu hakkında risale
Elğâz‐ ı Sofiye
Risale fî işareti’l‐ vâkıât fi’l‐ fatihati’ş‐ şerîfe‐
Rısâle‐ i usûl‐ i târikat
Usûl‐ i târikat ve rumûz‐ i hakikat
Eşrefoğlu Rûmî’ye ait beyitlerin şerhi
Bir beyitin şerhi
Tefsir‐ i duâ hakkında risale
Ahvâl‐ ı tarîkat‐ ı Hak
Tuhfetü’I‐ Uşşak ve Tuhfetü’l‐ Müştâk
El‐ levâyih iî suâl‐ i Şeyh Mısri
Güneşin mağribden nasıl doğduğu hakkında risale
Risâle‐ i îman‐ ı taklidi ve tahkiki
Ta’bîr‐ i sadâ‐ yı nâkûs
Risâle‐ i fî tasviri’l‐ ecsâm ve’l‐ erhâm
Risâle‐ i târîhiyye
Cüz‐ i la yetecezzâ

Yazdığı Tefsirler
Tefsîr‐ i sûre‐ i Yûsuf
Tefsîr‐ i innâ eradna’l‐ emânete
Tefsîr‐ i lem yekünıllezîne keferû‐
Allâhu nûru’s‐ semâvâti ve’l‐ ard—
Tefsîr‐ i âyet‐ i “İz kale rabbüke‐ ‐ ‐
Tefsîr‐ i âyet‐ i innallahe

Arapça Eserleri
Mevâidü’l‐ irfân
Devre‐ i Arşiyye
Tesbî‐ i Kasîde‐ i Bür’e (Bürde)
Tefsîr‐ i Fâtihatü’l‐ Kitâb
Mecâlis

——————–

Comments are closed.

X