79

PLAYLİST

00 – PERİŞAN GÜZEL KİMDİR?
01 – PERİŞAN GÜZEL – DOST İLE GEZDİĞİM ELLER PERİŞAN – AŞIK RUHSATİ
02 – PERİŞAN GÜZEL – HARABA KUL OLDUK BEZM-İ ÂLEMDE – AŞIK DERTLİ
03 – PERİŞAN GÜZEL – AŞIKLARA SOR – AŞIK GEDAYİ
04 – PERİŞAN GÜZEL – EŞİNDEN AYRILAN YARALI ÖRDEK – V1
04 – PERİŞAN GÜZEL – EŞİNDEN AYRILAN YARALI ÖRDEK – V2
04 – PERİŞAN GÜZEL – EŞİNDEN AYRILAN YARALI ÖRDEK – V3 – NERGİZ HÜSEYİN
05 – PERİŞAN GÜZEL – AŞK TABİBİ – V1
05 – PERİŞAN GÜZEL – AŞK TABİBİ – V2
05 – PERİŞAN GÜZEL – AŞK TABİBİ – V3 – Nergiz Hüseyin
06 – PERİŞAN GÜZEL – ŞİKAYET EDERİM SENİ ŞAHA GEL DİNLE BENİ
07 – PERİŞAN GÜZEL – BİR TURNA UÇURDUM HUBLAR GÖLÜNDEN – V1
07 – PERİŞAN GÜZEL – BİR TURNA UÇURDUM HUBLAR GÖLÜNDEN – V2
07 – PERİŞAN GÜZEL – BİR TURNA UÇURDUM HUBLAR GÖLÜNDEN – V3
08 – PERİŞAN GÜZEL – YÜRÜ HEY DİVANE GÖNLÜM BE YÜRÜ
09 – PERİŞAN GÜZEL – HANİ GÜLLERİMİZ BAHÇIVAN MELEK – V1
09 – PERİŞAN GÜZEL – HANİ GÜLLERİMİZ BAHÇIVAN MELEK – V2
10 – PERİŞAN GÜZEL – VEFASIZ BİR YÂRE DÜŞTÜM NEYLEYİM
11 – PERİŞAN GÜZEL – BİR TALİHSİZ BÜLBÜL AYRILSA GÜLDEN – V1
11 – PERİŞAN GÜZEL – BİR TALİHSİZ BÜLBÜL AYRILSA GÜLDEN – V2
11 – PERİŞAN GÜZEL – BİR TALİHSİZ BÜLBÜL AYRILSA GÜLDEN – V3 – Nergiz Hüseyin
12 – PERİŞAN GÜZEL – KANATSIZDIR UÇAMIYOR
13 – PERİŞAN GÜZEL – EM İSTER SIZLIYOR YARA YOLDAŞIM – V1
13 – PERİŞAN GÜZEL – EM İSTER SIZLIYOR YARA YOLDAŞIM – V2
14 – PERİŞAN GÜZEL – YİNE EFKARLANDI DİVANE BÜLBÜL – V2
14 – PERİŞAN GÜZEL – YİNE EFKARLANDI DİVANE BÜLBÜL – V1
15 – PERİŞAN GÜZEL – KINAMAYIN DOSTLAR AH-U ZARIMI – V1
15 – PERİŞAN GÜZEL – KINAMAYIN DOSTLAR AH-U ZARIMI – V2
15 – PERİŞAN GÜZEL – KINAMAYIN DOSTLAR AH-U ZARIMI – V3 – Nergiz Hüseyin
16 – PERİŞAN GÜZEL – TAKDİRİMİZDEN MUKAYYİT FERYAD-I FİGAN ETMEK

********************

PERİŞAN GÜZEL KİMDİR

”… şimdi yüzüm gülüyor, … güzel bir hava içerisinde güzel bir ayam içerisinde yaşıyorum, gönlüm rahat, şikayetim yok.  Çünkü kavuşmak istediğim yeri fark ettim; benmişim. Benim bana kavuşmam lazımmış.
Benim bana kavuşamadığımın sebebi aradaki engeller; işte nefs, namus, hırs, kin, kibir, haset, gurur gibi melanetler.  Bunların ne kadarını budarsam o kadar kendime yaklaşıyorum, bendeki o Ben‘e kavuşuyorum, Tanrı dedikleri Ben’e.”

Asıl adı Güzel Köse’dir. Maraş’ın Afşin kazasına bağlı Kaşanlı köyünde 1924 yılında dünyaya geldi. Babası Kâmki Mâlê Kosê , annesinin adı Melek’tir.  Bu yüzden yörede ‘Gozâli Malake’ olarak bilinirdi.

Perişan Güzel, Örenli köyünden Şehriban (Bolat) ile evlenir. Tacım, Gülizar (Aslan), Döne (Köse), Kamil, Ahmet, Yemliha, Fatoş (Koç) ve Halil isimleriyle 8 evlatları olur.

Yokluk ve yoksulluk O’nu Maraş ve Antep‘te, O’nun deyimiyle gurbette ve yad ellerde ikamete zorlar.

Perişan Güzel‘in doğduğu köy Kaşanlı ise bir ozanlar diyarı, babası Kâmo ise bölgenin tanınan bir saz üstadıdır.
Bu nedenle olsa gerek, Perişan Güzel saz çalarak deyiş söylemeyi daha ilk yaşlarda öğrenir.
Gençlik yıllarından itibaren Perişan Güzel’in saza ve söze hakimiyeti dikkatlerin onun üzerinde toplanmasına neden olur.  Bölgedeki “irfan cemleri”nin istisnasız zakiridir. Cemdeki hizmetini ibadet amacıyla yapar ve her zaman bir iç rahatlığı içindedir.
Ondan bahsederken, ”Cem esnasında evi de yansa, rahatsız edilmek istemiyordu” der Ozan Vicdani. Perişan Güzel, okuma yazmayı kendi özel çabasıyla ögrenir. Geleneksel halk yazınını izleyip toplumdaki sosyal açılıma ayak uydurarak gerçekçi, halkçı bir tutuma ulaştı.
İlerlemiş yaşına rağmen 68 Hareketinin hiç tereddüt etmeden kendi deyimiyle ‘karınca kararınca‘, yanında yerini alır.

”Saçlarımı uzattım, ayağımda postalım, sırtımda parkamla istinasız hergün Maraş çarsısında yobazların güzünün içine baka baka  çarşıyı bir baştan digerine gidip-gelmek suretiyle devrimci görevimi yerine getiriyordum”.

Din mezhep ayırımı gözetmeden, zorbalık ve haksızlığa karşı çıkmış, aşkı ve insanı kendi şiirlerinin odağına
oturtmak suretiyle yüceltmiştir.

Alevi gelenek ve göreneklerine tutuculuğa varan derecede sıkı sıkıya bağlıdır Perişan Güzel. Cemlerde yaptıgı zakirlik sayesinde kazandığı saygınlık yanında çok önemli bir hizmet yaptığına da inanmaktadır. Perişan olgunluk yıllarına kadar hep ustalardan eserler okur ve “Başkaları” için çalıp söyler.
Bazı dedelerin istismarcı davranısları Perişan Güzel‘in bağlılık ve inancının sarsılmasına neden olur ve onun giderek cemlerden uzaklaşarak bu gibi kişilere karşı mücadele bayrağı açmasına neden olur. Körükörüne itaat eden ve “saygı”da kusur etmeyen Güzel’in yerini sorgulayan bir kişilik almıştır artık. Yaşamındaki bu süreçle birlikte Güzel artık kendi yazdığı eserlerini “Kendisi için çalıp okumaya” başlar.
Artık onun elinde sazı ve dilinde de kendi sözü vardır. İlk eserlerini Perişan mahlasıyla yazar.
Perişan‘ın etkisinden olacak ki sadece aynı köyde Perişan mahlasını kullanan birkaç ozan daha çıkar.
Bunun üzerine herhangi bir “Karışıklığa meydan vermemek” için Perişan Güzel mahlasını kullanır.

Perişan Güzel gerçekten de “Hali gibi” çok perişandır. Alevi sözlü geleneğinin usta bir yorumcusudur.
Yoksulluk kendisini hiçbir zaman yalnız bırakmaz. Onunla o kadar haldaştır ki, şikayette bile bulunmaz. Yoksulluğu kanıksamış ancak hiçbir zaman kader olarak kabullenmemiştir. Evliliğinin ilk yıllarında oldukça borçludur. Borç sahipleri alacaklarını zamanında tahsil edemedikleri için “kem” ve “kötü” söz söylerler korkusuyla ailesini terk eder ve uzun bir süre köyüne uğramaz yolu. ”Yaralı Bir Ördek” şiirini bu sıkıntılar içinde yazar.

İnleyen bir ahu dağlar başında
Uyur yavrusunu görür düşünde
Pervaneler gibi aşk ateşinde
Kerem yanar Aslı küle çevrilir

Perişan kendisinin, “sevgilisi” ve diğerleri tarafından yeteri kadar anlaşılamadığının farkındadır ve bunu şöyle dile getirir:

Perişan kulunum pek yaman halim
Cehalet şehrine uğradı yolum
Cevahir satarım yılmaz tellalım
Nadanlar anlamaz pula çevrilir

Perişan Güzel’in hemen hemen tüm şiirlerinin muhtevasını aşk oluşturur. Sosyal konulara olan duyarlılığına rağmen,  şiirlerinde sadece “En çok yogunlaştığı konu olan” aşkı işler. Aşka dair görüşleri ise kısaca şöyledir:

“Sevgi ve aşk bir bütündür, onu cinsiyetle bölmek bir arazdır (hata, yanlışlık). Ancak kasaplar, et yiyiciler onu ayırır. Tertemiz gönül eri bir cemal görür. Çoğu kere insanlar yüksek gördügü aşkı basitleştirir, cinsel arzu düzeyine indirger. Ancak ozan, derdini sazı ile anlatır. Kimisi dinler, kimisi yorum yapar, kimisi müzik olarak dinler ve geçer gider. Aşıkların derdi yuvarlak bir ayna gibidir.  Cemiyetin ortasına koyduğun zaman herkes baktığı yönden kendi derdini görür.  Bakarsın ki birisi hanımına dertlidir, o şairin şiirini o yönde yorumlar “Herê, herê” (evet, evet) der.  Bakarsın birisi de bir kıza, kadına aşık olmuş, geçici bir aşıklık, o da duyduklarını o yönde yorumlar.
Kısacası bu bir anlamda bir dert aynasıdır.”

Aşkı uğruna “kulluğu kabul”lenen, ancak karşılık bulamayan Perişan sevgiliye şöyle sitemde bulunur:

Perişan zülfün teline asılı Mansur gibi
Hışm ile baktı yüzüme banak-i menfur gibi
Hışm ile kovdun kapından tıpkı zulümkar gibi
Ben kulluğu kabul ettim Allahlığı bilmedin

Çektiği hasret ve acılar, aşkı, Perişan için daha da çekici hale getirir. O “Ağlayıp gezme” kararındadır.

Perişan gönlümün budur kararı
Ağlayıp gezmeli hep zarı zarı
Sinemde açılan yar yaraları
Eyüb’ün derdine eş olur gider

‘‘Derdi derununda saklı‘‘ kalır‚ Ellere sır açamaz. Derdini açtığı ‘‘üstad‘‘lardan aldığı cevaplar‚‘‘kanadı ve kolunu‘‘ kırmaktan öteye bir işe yaramaz.

Lokman hekim alay alay geldiler
Yüreğimi delik delik deldiler
Yarası yok diye bana güldüler
Güvenip derdimi açamıyorum

Aşktan çok çekmesine rağmen onu bir sır gibi saklar, dertlerini hiç kimse ile bölüşmek istemez.

Vefasız bir yara düştüm neyleyim
Baharda du çeşmim yaş olur gider
Nihan payım derdim kime söyleyim
Ancak derdim bana eş olur gider

Kavuşma ümidi kalmamış, Perişan Güzel’in “Turna”sı nihayet gölden havalanıp yad avcıya av olmuş ve “kanadı kolu bağlanmış”tır. “Rüya”sında bile görse razıdır, ama ne yazık ki o bile mümkün değildir artık.

Hayli demdir Turnam gezeriz ayrı
Garibim rüyamda görseydim bari
Yad avcı avlamış dönemez gayrı
Bağlanmış kanadı kolu Turna’mın

Sevgiliye “Kavuşma imkanını kaybeden” Perişan‘ın, durumu kabullenmekten baska yoktur olanağı artık.
“Ayrılık günlerini sayıp” boş hayaller peşinde koşmanın yarar getirmeyeceğinin de bilincindedir.

Zulümette kaldım karardı ışık
İzini kaybettim yollar dolaşık
Kavuşma imkanını kaybeden aşık
Ayrılık günlerin sayıp neylesin

Çaresi kalmamış Perişan’ın hayaldır artık biricik yoldaşı.

Hayal güzel ama tatminkar degil,
Ne yazık ki başka çarem yok benim.

Gölden uçan (aslında bir taştan farksız olan) Turna’sından beklediği karşılığı hiçbir zaman bulamaz Perişan Güzel. Ancak gönlüne de söz geçirememektedir. Sitemi gönlünedir onun.

Bütün emeklerim hep gitti boşa
Yürü hey divane gönlüm be yürü
Cevahir kıymetin vermişsin taşa
Yürü hey divane gönlüm be yürü

Coşkulu, ümit dolu aşık, yerini yorgun, bitkin ve hatta ölümü arayan bir Perişan Güzel’e terkeder.

Dertli gönlüm kundakladım beledim
Hayal beşiğine koydum salladım
Artık ölem dedim dilek diledim
Korkarım yakında sıram yok benim

Perişan Güzel’in bekledigi ‘‘sıra‘‘sı nihayet gelir ve Perişan yoksulluk içinde Hak’ka yürür.

Muradım Hak‘ka varmaktı
Dar-ı Mansura durmaktı
Cem olup devran sürmekti
Yarı yolda kaldım eyvah

Son derece mütevazi bir kişiliğe sahip, engin bilgi birikimi ve derin kelamlarıyla,  Halk şiirinde önemli bir düzeye ulaşan Perşan Güzel çağının filozoflarından biridir.  Şiirleri henüz derlenip kitaplaştırılmamış olan Büyük usta, arkasında ölümsüz eserler bırakarak 27 Ekim 1994 yılında Hakka yürüdü…

Aşk olsun, Devri daim olsun…

Teşekkürler:
Metin ve eserlerin büyük bölümünü bize ulaştıran bilge insan MEHMET DURAN ŞEKER‘e sonsuz teşekkürler…

Perişan Güzel’in yaşamı ve ailesiyle ilgili ayrıntıları bize ulaştıran kızı FATOŞ KOÇ‘a, dost FEVZİ ATAŞ‘a ayrıca yiğeni EMİŞ BOLAT‘a ve dostu NERGİZ HÜSEYİN‘e sonsuz teşekkürler…

Cemo Doğan
19 Aralık 2019

******************************************************

Comments are closed.

X