Pîr Sultan Abdal (16.YY)

0

Asıl adı Haydar’dır.

Alevi-Bektaşi edebiyatının da en lirik şairidir. 16. yüzyıl başlarında Sivas’ın Yıldızeli ilçesinin Banaz köyünde doğan Pir Sultan Abdal’ın asıl adı Haydar’dır. Hayatı menkıbevi bir nitelik kazanmıştır. Özellikle Anadolu’da Pir Sultan Abdal geleneği oluşmuş ve sayıları 10’a yaklaşan şairin Pir Sultan mahlasını kullandığı tespit edilmiştir. Bu çalışmada bir mecmuada yer alan Pir Sultan Abdal şiirlerine yer verilmiştir. Rika ile yazılmış yazma hâlindeki bu mecmuada Şah Hatayî ve Kul Himmet’e ait pek çok şiir de yer almaktadır. Mecmuadaki Kul Himmet’e ait şiirler daha önce tarafımızdan yayımlanmıştır. Mecmuanın bazı sayfaları eksiktir. Mecmuada Pir Sultan Abdal’a ait toplam 69 şiir yer almaktadır. Makale boyutlarını oldukça aşacağı için bu çalışmada bunlardan ilk 23’üne yer verilmiştir. Tespit edilebildiği kadarıyla bu 23 şiirden 14 tanesi daha önceki çalışmalarda yayımlanmış, 9 tanesi ise
bugüne değin yayımlanmamıştır. Yayımlanan şiirlerin bu çalışmaya alınmasında daha önce yayımlanan şiirlerle bu mecmuadaki şekilleri ve dörtlük sayıları arasında farklılıkların olması, farklı ifade ve söyleyiş özelliklerinin görülmesi ile karşılaştırmalı çalışmalara kaynak sağlanması etkili olmuştur. Bu bakımından 23 şiir de bu çalışmaya alınmıştır. Şiirlerin 22’si beş dörtlük, 1 tanesi ise 8 dörtlüktür. 23 şiirde de 11’li hece ölçüsünün kullanıldığı görülmektedir. Hece ölçüsündeki kimi aksaklıklar da metin tamir edilerek giderilmeye çalışılmıştır.

Pir Sultan Abdal; Kul Himmet, Hatayî, Yeminî, Viranî, Teslim Abdal ve Nesimî ile birlikte Alevi geleneğinde usta sayılan ve “Yedi Kutuplar”, “Yedi Ulu Ozan” adı verilen yedi büyük şairden biridir (Birdoğan, 2003, s. 420; Zaman, 2009, s. 359). Hayatı hakkında bilinenler azdır. Büyük bir kısmı şiirlerinden ve yaşadığı dönemin olaylarından hareketle kaynaklara geçmiştir. 16. yüzyıl başlarında Sivas’ın Yıldızeli ilçesinin Banaz köyünde doğduğu tahmin edilmektedir. Şiirlerinden adının Haydar olduğu anlaşılmaktadır.

Soyu Horasan’ın Hoy kasabasına dayanır. Ataları Horasan’dan Hoy’a, oradan da Sivas’a göç etmiştir (Gölpınarlı, 1969, s. 9; Albayrak, 2007, s. 277; Günay, 2008, s. 315).
Soyunun Yemen’den geldiği ve Hz. Ali’nin torunlarından İmam Zeynel Abidin’e bağlandığı da belirtilmiştir (Boratav ve Gölpınarlı, 1943, s. 27; Yağcı, 2011, s. 26). Yedi yaşına geldiğinde babasının koyunlarını otlatmaya başlar. Bir ağacın gölgesinde uyurken bir pir elinden dolu içer. Bu pirin Hacı Bektaş-ı Velî olduğunu anlar. Uyanınca eline saz verirler ve çalıp söylemeye başlar (Yağcı, 2011, s. 27).
15 yaşına geldiğinde Banaz’dan ayrılıp Elmalı ve Çorum’daki Bektaşi dergâhlarında eğitim görmüş, daha sonra sipahi olmuştur. Belgrat Seferi ve Budin Kalesinin fethine katılmıştır. Bu seferlerden sonra bir Sivas’a dönmüştür
(Tekin, 2013, s. 10).
Osmanlı-Safevi ilişkilerinin seyri doğrultusunda Anadolu’daki birtakım ayaklanmalar sırasında Hızır Paşa tarafından uyarılan Pir Sultan Abdal, önce Toprakkale’de zindana atılmış, ardından astırılmıştır. Hem zindana atılışı hem de astırılışı ile ilgili menkıbevi söylenceler oluşmuştur (Avcı, 2004, s. 102-119; Avcı 2012, s. 202-212).
Onun asıldığı yerde hırkasının olduğu ve asıldıktan sonra dört yerde görülmesi bunlardandır (Bezirci, 2010, s. 51).
Pir Sultan’ın Seyyit Ali, Pir Mehmet ve Er Gaip adında üç oğlu; Sanem adında bir kızı olduğu kaynaklarda anılır (Öztelli, 2012, s. 48). Ancak bunlardan Pir Mehmet’in 18-19. yüzyıllarda yaşayan bir başka Pir Sultan’ın oğlu olduğu ifade edilmektedir (Tekin, 2013, s. 11).
Anadolu’da birden fazla Pir Sultan olduğu ve Pir Sultan mahlasını kullanmanın bir gelenek olduğu artık bilinmektedir (Aslanoğlu, 2000, s. 29).

Comments are closed.

X